Büyük holdinglerde pazarlama departmanı ile kurumsal iletişim departmanı genellikle ayrı ayrı organize edilir, ayrı bütçeleri ve ayrı ekipleri vardır. Ancak KOBİ ölçeğinde bu ayrım hem gereksiz hem de pratikte imkansızdır. Çünkü küçük ve orta ölçekli bir yapıda, markanın müşteriye söylediği söz ile kurumun paydaşlarına, çalışanlarına ve kamuoyuna söylediği söz aynı ağızdan çıkar.
Bir KOBİ'nin sosyal medyada paylaştığı içerik, aynı zamanda bir kurumsal iletişim mesajıdır. Bir fuar standı, aynı zamanda hem pazarlama hem de kurumsal tanıtım aracıdır. Bir sürdürülebilirlik açıklaması, aynı anda hem markanın değerlerini hem de pazar konumlanmasını yansıtır. Bu noktalarda pazarlama ve kurumsal iletişimi birbirinden koparmak, markanın sesini bölmek anlamına gelir.
KOBİ'lerde başarılı olan yapılar, bu iki alanı tek bir stratejik çatı altında, tek bir ses tonuyla yönetenlerdir. Aksi halde ortaya "pazarlamada söylenen" ile "kurumsal olarak yansıtılan" arasında tutarsızlıklar çıkar — ki bu da müşteri güvenini zedeler.
Biz, KOBİ'lerin bu gerçeğini görerek hizmet modelimizi kurguladık. Yıllık pazarlama ve kurumsal iletişim faaliyetlerinin planlanmasından, kurumsal tanıtım dokümanlarının yönetimine, sürdürülebilirlik iletişiminden kurumsal sosyal sorumluluk projelerine kadar geniş bir yelpazeyi tek bir stratejik akıl ile yürütüyoruz. Çünkü biliyoruz ki küçük yapılarda pazarlama ve kurumsal iletişim, iki ayrı departman değil, tek bir markanın iki farklı görünümüdür.